Anasayfa / Genel / Geçici görev yolluğu Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı

Geçici görev yolluğu Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı

 

Konu: Geçici görev yolluğu kapsamında şoförlü araç kiralama bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi

 193 sayılı İlamın 13. Maddesi ile, … Belediyesi tarafından geçici görev yolluğu kapsamında şoförlü araç kiralama bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi neticesinde …TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan …, … ile gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Daire tarafından verilen kararın yasaya, genel kurallara ve adalete aykırı olduğunu, kararda Belediye Başkanı’nın görevli olarak Ankara’da bulunduğu süre içerisinde şoförlü araç kiralanması ve bu bedele ilişkin faturaların konularak Bütçenin yurt içi geçici görev yolluğu tertibinden ödendiğinin, yani yanlış bütçe tertibinden ödendiği gerekçesine yer verildiğini, fakat bu faturaların dosyada gerçek kabul edildiğini, ayrıca bu fatura bedellerinin kamu zararı oluşturacak yükseklikte olup olmadığı araştırılmadan, kıyaslama yapılmadan yanlış bir tertipten ödendiği gerekçesi ile ceza verilmesinin kanuna, bilhassa adalete aykırı olduğunu, zira kamu zararı oluşmadığını, oluştuğuna dair somut bir delil de bulunmadığını, hal böyle iken bu konuda mahkumiyet kararı verilemeyeceğini, burada yapılanın tamamen şekil koşullarına ve buna bağlı olarak konulmuş kurallar bütünü içerisinde yanlış bir yerden ödeme olduğunu, böyle bir şekil yanlışlığının cezasının olamayacağını,

Kaldı ki, Savcılık Makamının da; yapılan giderin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılması gerekirken 6245 Sayılı Harcırah Kanunu kapsamındaki bir gider olarak gösterilerek ödenmesinin, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanun Hükümlerine göre yapılması halinde daha ucuza yapılabileceği tespiti olmaması sebebi ile kamu zararı oluşmadığı görüşünde olduğunu,

Tüm bu sebepler ve bilhassa Savcılık görüşü de dikkate alınarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…Dairesince, Belediyece, geçici görevle görevlendirme kapsamında, yurt içi geçici görev yolukları tertibinden, şoförlü araç kiralama bedelinin ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmiştir.

Sorumlu savunmasında, Belediye Başkanının Ankara’da görevli olduğu sırada iş yoğunluğu, süre kısıtlılığı ve sürekli araca ihtiyaç duyulması, görevde ticari taksi kullanılmasının daha maliyetli olması gibi nedenlerle, şoförlü araç kiralaması yoluna gidildiği, alınan hizmetin karşılığı yapılan ödemenin faturasının bulunduğunu, herhangi bir kamu zararı doğmadığını belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Yapılan harcamanın, 4734 sayılı Kamu İhale Kanun hükümlerine göre yapılması gerekirken, hatalı olarak 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamındaki bir gider olarak gösterilerek ödenmiş ise de yapılan bu ödemenin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanun hükümlerine göre yapılması veya görevin taksi kullanılarak ifa edilmesi halindeki maliyetleri karşılaştırılarak arada idare aleyhine bir fark doğup doğmadığına ilişkin bir tespitin bulunmaması, ayrıca yapılan söz konusu ödeme karşılığında da bir kamu hizmeti de alınmış olması nedeniyle, konu edilen harcamanın 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde belirtilen kamu zararının oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Buna göre, sorumluların savunması yeterli görülerek tazmin kararının bozularak dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyadaki mevcut belgelerin okunup, incelenmesinden sonra;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

193 sayılı İlamın 13. Maddesi ile, … Belediyesi tarafından geçici görev yolluğu kapsamında şoförlü araç kiralama bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi neticesinde …TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun;

“Harcırahın unsurları” başlıklı 5’nci maddesinde; “Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.”,

“Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:

1.Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere; (…)”, denilmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca; geçici görevle görevlendirilen kişilere yol masrafı ile yevmiye ve hamal, bagaj ve ikametgâh veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları ödenecektir.

Aynı Kanun’un “Yurt içinde yol masrafı” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrasında da;

“Yurt içinde yol masrafı, muayyen tarifeli nakil vasıtaları ile seyahatte, bu kanuna bağlı (1) sayılı cetvelin birinci sütununda yazılı makam ve sıfatlar ile vazifeli aylık veya ücret tutarlarına göre aynı cetvelin ikinci sütununda yazılı mevkiin tarife üzerinden bilet parası ve muayyen tarifeli olmıyan nakil vasıtalarıyla seyahat halinde ise 3 numaralı sütunda gösterilen nakil vasıtalarına göre ihtiyar olunan hakiki masraftan terekküp eder.” denilmektedir.

Söz konusu 27’nci maddeye bağlı (1) sayılı cetvelde de memur ve hizmetliler aylık derecelerine göre, muayyen ile gayrimuayyen tarifeli taşıtlarla seyahati halinde ödenecek ücret ve masraflar belirtilmiştir.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; geçici görev yolluğu kapsamında şoförlü araç kiralandığı ve bedellerinin Belediye bütçesinden ödendiği görülmüştür. Her ne kadar şoförlü araç kiralama gideri, yol masrafı olarak değerlendirilemeyeceği gibi 6245 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesine göre tediye olunabilecek harcırah unsurları arasında sayılmamışsa da, Belediyeler 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında söz konusu harcamayı yapabileceklerdir. İlama konu edilen harcamanın yanlış tertipten ödenmesi, söz konusu harcamanın kamu zararı olarak değerlendirilmesi için yeterli değildir. Şöyle ki;

5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararının “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlandığı da göz önünde bulundurulduğunda öncelikle mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin tespit edilmesi ile mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması”, “hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması” veya “hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması” gerekir.

Somut olayda, harcamanın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılması veya görevin taksi kullanılarak ifa edilmesi halindeki maliyetleri karşılaştırılarak arada idare aleyhine bir fark doğup doğmadığına, yani hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyata alındığına ilişkin bir tespit bulunmadığından, konu edilen harcamanın 5018 sayılı Kanunun 71. Maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların değerlendirilmesini teminen, 193 sayılı İlamın 13. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE, ( Üye …’ın farklı gerekçesi, Temyiz Kurulu ve … Daire Başkanı …, … Daire Başkanı …, Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla,

Karar verildiği 17.06.2020 tarih ve 47431 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Farklı gerekçe

Üye …’ın farklı gerekçesi

“Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beratı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ( 9 ile 13 arasında bir oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.

Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve … Daire Başkanı …, … Daire Başkanı …, Üyeler …, … ile …’ın karşı oy gerekçesi

6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun;

“Harcırahın unsurları” başlıklı 5’nci maddesinde; “Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.”,

“Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:

1.Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere; (…)”, denilmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca; geçici görevle görevlendirilen kişilere yol masrafı ile yevmiye ve hamal, bagaj ve ikametgâh veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları ödenecektir. Bu masraflar haricinde diğer giderler için herhangi bir ödemenin yapılması mümkün değildir.

Öte yandan mezkur Kanun’un “Harcırah hesabında esas tutulacak yol” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Harcırah, bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir.

Gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan bu yolda hem muayyen, hem gayrimuayyen tarifeli taşıt işletilmekte ise harcırah hesabında muayyen tarifeli taşıt esas alınır.

(…)” ifadesi yer almıştır.

Aynı Kanun’un “Yurt içinde yol masrafı” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrasında da;

“Yurt içinde yol masrafı, muayyen tarifeli nakil vasıtaları ile seyahatte, bu kanuna bağlı (1) sayılı cetvelin birinci sütununda yazılı makam ve sıfatlar ile vazifeli aylık veya ücret tutarlarına göre aynı cetvelin ikinci sütununda yazılı mevkiin tarife üzerinden bilet parası ve muayyen tarifeli olmıyan nakil vasıtalarıyla seyahat halinde ise 3 numaralı sütunda gösterilen nakil vasıtalarına göre ihtiyar olunan hakiki masraftan terekküp eder.” denilmektedir.

Söz konusu 27’nci maddeye bağlı (1) sayılı cetvelde de memur ve hizmetliler aylık derecelerine göre, muayyen ile gayrimuayyen tarifeli taşıtlarla seyahati halinde ödenecek ücret ve masraflar belirtilmiş olup yol masrafından iki mahal arasında işleyen tren, uçak, otobüsün kastedildiği açıktır. Özel otomobille seyahat edilmesi halinde müstahak olunan taşıt ücretinden fazla ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; geçici görev yolluğu kapsamında şoförlü araç kiralandığı ve bedellerinin Belediye bütçesinden ödendiği görülmüştür. Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; şoförlü araç kiralama gideri, yol masrafı olarak değerlendirilemeyeceği gibi 6245 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesine göre tediye olunabilecek harcırah unsurları arasında da sayılmamıştır.

Temyiz dilekçesinde sorumlular, Savcılık görüşü ile aynı doğrultuda; yapılan giderin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılması gerekirken 6245 Sayılı Harcırah Kanunu kapsamındaki bir gider olarak gösterilerek ödenmesinin, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılması halinde daha ucuza yapılabileceği tespiti olmaması sebebi ile kamu zararı oluşmadığını ifade etmişlerse de; 6245 sayılı Kanun’da harcırah kapsamında ödenebilecek giderler açıkça sayılmış olup bunlar arasında şoförlü araç kiralama gideri bulunmamaktadır.

Bu itibarla 193 sayılı İlamın 13. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.

(Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı, Tutanak No: 47431, Tutanak Tarihi: 17.6.2020)

Hakkında belediye

Check Also

BELEDİYE SINIRLARI GENELGESİ

BELEDİYE SINIRLARI GENELGESİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ   BELEDİYE SINIRLARI GENELGESİ PDF  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir